Samet Memiş


“Şükrü Başkan Ayıp Etmiş(!)”

Bağırmadı, çağırmadı, zabıta istemedi… Şükrü Başkan muhalefetin tekrar eden gündemine nezaketle karşılık verdi; bazılarına göre asıl ayıp da buydu.


Kibarlık mı, Siyaset mi?

Şükrü Başkan çok ayıp etmiş(!)
Ama sandığınız gibi değil.

CHP grubu adına “sipariş soru”larla gündem üretmeye çalışanlara, olması gerekenden daha yumuşak cevaplar verdiği için ayıp etmiş. Kendilerinin de el kaldırıp onay verdiği hibe araç meselesini, sanki yeni bir meseleymiş gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koyanlara karşı sesini yükseltmediği için ayıp etmiş. Kısacası, siyasetin hoyrat diline kapılmadığı için ayıp etmiş.

Oysa bugün siyaset sahnesinde nezaket değil, bağırmak prim yapıyor. Haklı olmak değil, yüksek sesle konuşmak alkış topluyor.

Ben olsam ne yapardım?
Muhtemelen sabrım bu kadar geniş olmazdı. Zabıtayı çağırır, meclis düzenini sabote edenleri dışarı aldırırdım. Ama Şükrü Başkan bunu yapmadı. Yapmadığı gibi, gayet kibar, ölçülü ve devlet ciddiyetine yakışır şekilde cevap verdi.

Belki de asıl “ayıp” tam burada.

Çünkü muhalefetlik, kendi onayladığın kararı unutturup her mecliste aynı konuyu sahneye sürmek değildir. Muhalefetlik, ezber sloganlarla zaman doldurmak hiç değildir. Muhalefetlik; hafızayı sıfırlayıp, milleti saf yerine koymak hiç değildir.

İnsan ister istemez soruyor:
Madem bu kadar hassassınız, neden el kaldırdınız?
Madem yanlış olduğunu düşünüyordunuz, neden o gün sustunuz?

Şükrü Başkan isterse çok şey söyleyebilirdi.
“Milletin parasıyla dolar dolar pavyon sürkülasyonlarını” hatırlatabilirdi mesela.
Siyasetin magazinleştiği, ahlakın tartışmaya açıldığı iddiaları gündeme getirebilirdi.

İddialarda geçen eş değiştirme meslelerine değine bilirdi.
Parti içi pazarlıkların, şaibeli süreçlerin, delegelerin nasıl şekillendiğine dair kamuoyunda dolaşan soruları yüksek sesle sorabilirdi.

Ama yapmadı.

Çünkü belli ki o, siyaseti bağırarak değil, ayırt ederek yapmayı tercih ediyor. Çamur atarak değil, dosyaya bakarak konuşuyor. Kişiselleştirerek değil, kurumsal sorumlulukla hareket ediyor.

Bugün herkesin birbirine bağırdığı bir ortamda, sakin kalmak zor iştir.
Hakaretin alkışlandığı bir iklimde, ölçüyü korumak cesaret ister.

Belki de bu yüzden bazılarına “ayıp” gibi geliyor.
Çünkü kibar siyaset, gürültüden beslenenleri rahatsız eder.

Şükrü Başkan ayıp etmiş olabilir…
Ama ayıp ettiği şey, seviyeyi düşürmemekse;
O ayıp, bu şehrin hanesine artı olarak yazılır.

levent
8.02.2026 23:59:33
Aynı konuya her mecliste dönmek muhalefet değil, gündem fakirliğidir. Kibar olmak ayıp değildir

İsmail Akçay
8.02.2026 23:59:54
Eleştiri olur ama aynı kararı onaylayıp sonra tiyatro yapmak samimi gelmiyor

lezyoncu
9.02.2026 00:00:25
Siyasette bağırmayan, hakaret etmeyen birini görünce garip gelmesi normal. Ama asıl olması gereken bu. Şükrü Başkan doğru olanı yapmış

şevketo
9.02.2026 00:01:30
Şimdi kusura bakmayın ama insanın aklıyla dalga geçiliyor. Aynı konu, aynı laf, aynı sahne… Meclis mi burası, tekrar bölümü mü belli değil. O gün el kaldırıp “evet” diyenler, bugün çıkıp sanki ilk kez duyuyormuş gibi bağırıyor. E o zaman insan sormaz mı: O gün neredeydiniz? Eliniz mi tutuldu, sesiniz mi kısıldı? Millet artık kavgadan bıktı. Kim kime bağırdı, kim kime laf soktu, kim masaya vurdu… Bunlar çözüm değil. Evine ekmek götürmeye çalışan adamın umurunda değil kim ne kadar bağırmış. Vatandaş iş istiyor, yol istiyor, düzen istiyor. Şükrü Başkan bağırmadı diye suçlu olduysa, vay halimize. Adam çıkıp hakaret etmedi, kimseyi aşağılamadı, meclisi panayır yerine çevirmedi. Şimdi bu mu ayıp? Ayıp olan, aynı konuyu ısıtıp ısıtıp milletin önüne koymak. Ayıp olan, kendi verdiğin kararı unutmuş numarası yapmak. Muhalefetlik bağırmak değil ki. Muhalefetlik, doğruyu zamanında söylemektir. Yanlışsa o gün karşı çıkacaksın, cesaret göstereceksin. Sonradan kahramanlık olmaz. Sonradan bağırmak kolay. Bir de şu var; bağırınca haklı olunmuyor. Yüksek sesle konuşunca gerçek değişmiyor. Millet artık kimin rol yaptığını, kimin samimi olduğunu ayırt ediyor. Kim iş yapıyor, kim sadece konuşuyor görüyor. Kısacası; ben kavga izlemek istemiyorum. Mecliste sirk değil, ciddiyet görmek istiyorum. Kibar olmak zayıflık değil, terbiyedir. Sakin kalmak acizlik değil, olgunluktur. Şükrü Başkan “ayıp etmiş” diyorlarsa, bıraksınlar desinler. Bu şehir biraz da böyle “ayıplara” muhtaç zaten

İsmail Akçay
9.02.2026 00:02:44
ee yalım halıcı da çıkmış üslup tarzı yalnıştır diye üste çıkmaya çalıyor.