BAYRAM AYGÜN


BİR ZAMANLARIN ISPARTA’SI..

BİR ZAMANLARIN ISPARTA’SI..


1870-1913 Osmanlı Isparta Sancağı’ nın mahallelerinde, kasaba ve köylerinde yüzlerce ev dokuma tezgâhları birkaç fabrikaya bedel, durmadan üretim yapmaktadır.

 Isparta sancağının Emre, Turan, Yenice, Dere, Doğancı mahallelerinde, Uluborlu, Atabey, Eğirdir Nisadası ile Keçiborlu’nun Kozluca ve Aydoğmuş köylerinde yüzlerce basit  dokuma tezgâhlarında analar, bacılar yüzlerce arşın (metre) ihraç (dışsatım) ürünleri kumaş, bez üretmekteler. Talepler zamanında karşılanamıyordu..

    Pamuklı dokuma ve İpekli kumaşlar: Astar, Hamideli  Boğasası elbiselik ipekliler, pamuk-lular, bayan bürümcükleri arşın arşın, top top üretilmekte..Isparta sancağının cefakar insanları, elleri nasırlı köylülerin erkekleri savaş meydanlarında gafil düşmanla savaşırlarken, eşleri, kızları ise; evlerinin bir odasında kurulu dokuma  tezgâhlarının başında aş-iş için ekonomiksavaş veriyorlardı.

  Bu ev tezgahlı ekomomik savaş yüz yıllarca, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar sürdü..

  Isparta sancağının kendine has Hamideli Boğasası markası Av Avrupa pazarlarında, Tuna Nehri, Kara-deniz linan pazarlarında, lehistan,Erdel, Macaristan pazarlarında (Barla Rum’ u Papaz Dede Kostomos Hatıra Defteri: Isparta Rum Torun Minas Küfüncüoğlu Serez 2018) ve ( Isparta’lı İşadamı A.Nuri Erçetin ‘Bir Zamanlar Isparta’ adlı eseri 2014 İzmir)

   Uluborlu Mai, Borlu İsperek Neftisi, Borlu al, Borlu beyaz, Eğirdir Nis adası dokumaları, Elvan Hamid, Alaca-ı Ada, Emre , Doğancı, dere mahallelrinde dokunan Elvan siyahi bürüncükler, Doğancı siyahi kumaşlar kervanlarla Alanya limanı yoluyla Bulgar pazarlarına taşınıyor.

   Isparta sancağının yıllık girdi hasılat geliri  kat be kat artıyordu., Isparta boyahanelerinde kök boyalarla boyanan kumaşlar Rumelide kurulan Hasköy panayırlarında tanıtımı yapılıyor. Sonra da yüzlerce arşınlık şiparişler alınıyor.. Dokunan çeşitli renkte kumaşlar, astarlar, basmalar Hacılarlı yörüklerine ait bir de Süldürzadelerin deve, katır filoları ile Alanya limanına doğru yol alıyor. Limandan da  Osmanlı yelkenlileriyle  Avrupa pazarlarına ulaştırlıyordu.

  Dokuma kumaş dış satımcıları  Isparta’ lı  rumları Emreli tüccarlar;  Hacı Anastas oğlu Elya efendinin, Yorgioğlu’ nun,  Isparta Ticaret Meclisi üyesi Kambur Panoyat efendinin,  Müslüman tüccarlardan Arapzade Mehmet Şevki Efendi’nin, Kaçkın Zade Hacı Ahmet Efendi’nin, Burhanzade Hacı Eşref Ağa’nın, Süldürzade İsmail Atilla efendinin adlarını verelim..

  Avrupa pazarlarından eldeedilen kazançların bir kısmı ile fakire,fukara için ihtiyaç malzeme-leri alınırken bir kısmı da İstanbul Hüküümetine Osmanlı sarayına gönderiliyordu.

  Her şey böyle güzellik içindegiderken sanki söz yerinde ise pişmiş aşa sukatmakmisali bu gidişata başka gözle bakanlar da olmuyor değildi.

 Örneğin 1909’un Isparta valisi Mutasasrrıf nazmi bey  dokuma kumaşların karındanelde edilen akçelerle resmi ve özel kız kolejleri açılmasına karar verilir, açılır da.Yeni türde açılan buokulların açılışının fetvalarını (dine uygunluğunu) Kadı Şahin efendi, daha sonra da yerine gelenIsparta sancak kadısı Rizeli İsmail efendihoş görü ilekarşıladığı halde bazı Isparta medreselerindeki yobaz hocaların bazıları ibadet yerlerinde fetvalar vererek yeni türde açılan kolej okulların açılmasının dineaykırı ve günah olduğu savunuyordu. Bu yobaz kafalar bununla kalmıyor:

   Isparta ev tezgâhlarında dokunan, Avrupa pazarlarında aranan kumaşların birkısmı hayrına  yeni kolej öğrencilerinin giyimi için veriliyor.

  Ayrıca: Kutlubey mahallesi  Mevlevî dergâhı kadın bölümüne sohbet dinlemeye gelen mahalleli kadınlarımızdan fakir olanlarına da bürüncüklerden armağan ediliyordu. Gariban ailelerde mutluydular.

  Ancak Kadı Kadı Rizeli İsmail Hakkı Efendi, Isparta Mutasarrıfının Nazmi Bey(Vali) karşı çıkmalarına rağmen artçıl sesler bu güzelliği sekteye uğratıyordu.

Şeyh Abdülkadir Geylâni Tekkesi’ nden azledilmiş, dışlanmış, tekke ile ilgisikesilmiş eski hocalarından şeyh İslâmoğlu Seyyid Ali torunu Mustafa Kadir, Cami Atik mahallesi (Kutlubey) Şeyh Mustafa, Hindî Derviş Tekkesi hocalarından Şeyh Abdullah birlikte halka vaaz bildiri-lerinde bulunmaya başladılar..

Şunları diyorlardı:

 “Avrupalı Batıllara sattığı kumaşların benzerini kolej talebelerine giydiriyorsunuz. Daha da fakir hatunlara da “bürümcük” kumaşlar veriyorsunuz. Kolej talebelerini, mahalleli hatunların giyimleri Hristiyan rahibelerine benzetilmiş. Bu günahtır. Bundan vazgeçin..” gibi saçma sapan bildirilerle vatandaşlar arasında  ve ticari sevince soğuk su katıyorlardı. Aynı bildiride kadınların sokağa grup halinde çıkmalalrının, Isparta hanlarında alışveriş etmelerinin bile  bile günâh olduğunu savunuyorlardı.

   Isparta ahalisinin evlerindeki basit tezgâhlarda dokunan kumaşlar Isparta hamideli Boğasası adıyla ün yapması, ticaretimizin canlanması Avrupalıları değil Isparta sancağındaki halkın sırtından geçinen yobazların gözlerini kamaştırmıştı..

  Çağlar var ki, Hıristiyan memleketlrinde Isparta’ nın adı duyurulmuş. Ekonomik savaş  adlı şerefli bir savaş Avrupa pazarlarında kazanılmışken; bir avuç yobaz bu pişirilmiş savaşımızın içine soğuk su katarak iletleyişimiz sekteye uğratılmış. 

Araştırma: Bayram AYGÜN-2018

6-021.jpg

5-028.jpg